KALBİMDEKİ ÇIĞLIK (BÖLÜM 5)

Rüzgar'dan gelen mesajda '' Sen bana neden numaranı vermiyorsun yavrum ? '' yazıyordu. Beyza ne diyeceğini bilemedi. Resmen şok olmuştu. Tamam belki Rüzgar rahat bir adamdı. Fakat o tanışalı bir hafta olan birisine telefon numarasını nasıl verebilirdi ki... Şimdi ne diyecekti ? Olamazdı. Yani yapamazdı. Merveye danışmalıydı belki de. Çalışma masasının üzerinde bulunan telefonuna uzandı ve Merve’yi aradı. Fakat açan yoktu. ‘’Merve neredesin sana ihtiyacım olduğu anlarda yoksun ne yapacağım ben şimdi ?'' diyerek kendi kendine konuşmaya başladı. Verse bir dert vermese bir dertti. O tanıdığı insanlara bile numarasını vermeye çekinirdi. Rüzgar belki anlayışla karşılardı.

-'' Daha tanışalı bir hafta olmadı ???? '' yazdı ve Rüzgar'ın vereceği tepkiyi dua ederek bekledi. Evet mesaj gelmişti. Ama yazanları görünce kalbinde bir sızı hissetti.
-'' O zaman bu son konuşmamızdı.'' yazmıştı. Ne demekti bu şimdi ? Rüzgar için bir telefon numarası mı demekti sadece ?

_'' Ben senin bildiğin kızlara benzemem.''

Beyza sağlıklı düşünemiyordu sanki. Merve’yi bir kez daha aradı ama açan olmadı. Ne yapacağı hakkında ufak bir fikri dahi yoktu. Rüzgar'ı kaybetmek istemiyordu fakat onu tanımıyordu da... Belki iyi biri gibi gözüken bambaşka bir insandı. Beyza derin düşüncelerinden gelen mesaj sesiyle sıyrıldı:
-'' Güle güle arkadaşlıktan da çıkardım seni.'' yazmıştı...

Beyza gerçekten inanamıyordu. Ve aklına tek gelen fikri uygulamaya karar verdi.
-'' Tamam ama sen de beni anla tanımadığım birine güvenemem önce sen yaz numaranı sonra söz veriyorum ben yazacağım...'' yazdı.

Beyza bekledi, bekledi... Tam bir buçuk saat boyunca bilgisayar ekranından gözlerini ayırmadı. Rüzgar bu kadardı demek ki. Zaten kim internetten tanıştığı birisinden telefon numarasını isteyecek kadar aşağılık olabilirdi ki? Hem de daha bir hafta olmamışken... Beyza ilk defa kendisine kızdı. Ve gözlerinden akan yaşları sertçe sildi. '' Aptalsın Beyza, tanımadığın birine aşık olacak kadar aptalsın.'' Banyoya gitti ve aynaya baktı. Çok mu çirkindi ? Hayır aksine güzeldi. Peki neden hiç kimse onu sevmiyordu. Peki neden yalnız kalıyordu hep ?....
Çalan telefonun ekranına baktı. Arayan Merve’ydi. Hemen açtı.
-'' Hayırdır Beyza annemle çarşıdaydık. Telefonum sessizdeydi. Önemli bir şey mi oldu ? ''
_'' Merve, çok kötü bir şey oldu.''

-''Sen ağlıyor musun ? Bekle hemen size geliyorum.''
-''Hayır Merve, gelmene gerek yok. Rüzgar ile konuşuyorduk ve her şey çok güzel gidiyordu. İşte bu sonra benden telefon numaramı istedi. Tabi ben de vermek istemeyince bu son konuşmamızdı yazdı. Ne yapacağım ? Gitsin istemiyorum ? '' Beyza bunları ara ara hıçkırık sesleriyle anlattı. İlk defa birisini kaybetmekten korkuyordu.

-'' Beyza saçmalama... Ağlama kızım, değmez. Ne halt olduğu belli oldu, verme numaranı. Kim bilir kim ? Emin misin sana attığı resimdeki çocuk olduğuna. Ağlama bak canım acıyor.''
-'' Nasıl birden sildi anlamıyorum Merve. Bu kadar mıydı ?''
_'' Erkekler böyledir. Baktı güzel kız oltama düşer mi dedi. Ama sen ondan akıllı çıktın. Ağlama güzelim boşver. Gelmemi ister misin ?''
Beyza’nın beklediği cevap bu değildi. O Rüzgar'a güveniyordu. Gitmemeliydi... Şimdi olmazdı...
-'' Yok gerek yok tamam annene selam söyle...'' dedi ve telefonu kapadı...
Rüzgar'la olan konuşmalarını okumak için bilgisayara bakmaya karar verdi. Belki nasıl birden değiştiğini anlayabilirdi. Kararan ekran Beyza’nın tuşa basmasıyla aydınlandı ve Beyza Rüzgar'dan gelen telefon numarasını görünce hayatının şokunu yaşadı. Rüzgar telefon numarasını yazmıştı. Beyza kendi mesajını hatırladı. '' önce sen yaz numaranı sonra söz veriyorum ben yazacağım... '' demişti. Şimdi ne yapacaktı ? Asıl bataklığa şu an düşüyordu. Rüzgar'ın numarasını yazacağı aklına gelmemişti ki ... Versem mi diye düşündü ? Yok yapamazdı...
-'' Özür dilerim ama yapamam'' yazdı. Belki fazla ev kızını oynuyordu şu anda. Fakat içinden bir ses ondan uzak durmasını söylüyordu.
-''Sakın bana mesaj atayım deme, yoksa engellerim '' yazan bir mesaj geldi Rüzgar'dan... Beyza’nın boğazı kurudu, dili düğümlendi sanki... İşte şimdi gerçekten bitmişti... Elveda Rüzgar dedi ve laptobunun kapağını sertçe kapadı. Şu an tek yapmak istediği kimsenin olmadığı karanlık bir köşeye çekilmek ve avazı çıktığı kadar bağırmaktı... Hayat böyleydi işte... Çok istersen olmazdı...
Saatlerdir odasından çıkmayan Beyza annesinin kurduğu masaya da gitmedi... Kendisini iyi hissetmediğini söylemişti... Annesinin kızarmış gözlerini görmesini istemiyordu... Yatağına uzandı ve tavana baktı... Küçükken yapıştırdığı yıldız çıkartmaları vardı. Sırf karanlıktan korktuğu için annesi böyle bir çözüm bulmuştu. Karanlıkta çok güzel parlıyorlardı... Beyza ilk defa kendi gökyüzüne bakarak ağladı... Minik çığlıkları vardı şu anda... Kimseye anlatamadığı... Yıldızlarına baktı ve '' Rüzgar keşke beni sevebilsen... '' dedi. Yaşlardan ıslanmış kirpikleri yavaşça kapandı ve bunların bir kabus olması için dua etti....

Beyza geceyi kesik kesik uyuyarak ve Rüzgar'ı kaybettiği için kendisinden nefret ederek geçirdi. Sabah olduğunda geri dönmesi için bir şeyler yapmalıyım diye düşündü. Hemen bitemezdi. Tamam güzel şeyler kısa sürerdi ama Rüzgar'a ihtiyacı vardı....
Saate baktı. Daha altı bile olmamıştı. Telefonuna baktı, Rüzgar'ın numarasını kaydetmişti. Rehbere girdi ve numaraya baktı. Altı üstü bir numaraydı. Verse ne olurdu sanki ? Sadece on bir rakam... Mesajlara girdi ve:
-'' Biraz geç olsada ben Beyza... Belki son defa olacak ama günaydın '' yazdı ve gönderdi. Artık sözünde durmuştu değil mi ? Sen ver önce numaranı dedikten sonra vereceğine söz vermişti. Zaten bir numarayı neden bu kadar abartmışlardı ki...
Beyza telefonun sesiyle uyandı. Demek ki uyuya kalmıştı. Saat on biri geçmişti. Arayan Merve’ydi. Belli ki dün olanlardan sonra merak etmişti. İlk defa birisi için ağlamıştı. Şimdilik telefonu görmezden geldi. Yaptığını ona söyleyemezdi. Ben Rüzgar'a mesaj attım hem de kendi numaramdan diyemezdi. Merve çok kızardı. Son iki aramadan sonra Merve pes etmişti. Uyandığında da aramasını istediğini belirten bir mesaj bırakmıştı. Beyza baktı Rüzgar'dan mesaj yoktu. Belli ki Beyza’yı tamamen silmişti. Acaba görmemiş olma ihtimali var mıydı ? Yok olamazdı. İşi dokuzda falan başlıyordu. Sabah mutlaka telefonuna bakardı herhalde... Ama neden bir tepki vermemişti ki... Bilgisayarı açtı. Belki Rüzgar'ın son paylaştıklarına bakarak neler hissettiğini anlayabilirdi. Saçma bir yöntemdi fakat aklına başka bir yol gelmiyordu. Minik bir güncellemenin ardından bilgisayar açıldı. Beyza siteye girdi. İki mesaj gelmişti. Birincisinde kanallarına üye olurlarsa mutlu olacaklarını söyleyen bir grubun adresi vardı. İkinci mesaja baktı.

-''Günaydın''

Evet ikinci mesajda bu vardı. Bu mesaj Rüzgar'dandı. Neydi bu? Ne demekti ? Beyza belki son defa olsa da günaydın demişti. Rüzgar'da son defa günaydın demek mi istemişti ? Yoksa bu yeni bir başlangıç mıydı ? Bir şey yazmalıydı ? Ne yazsam diye düşünürken annesi odaya girdi.
-‘’Beyza hasta mısın ? ''
-''Yok anne.. Sadece dün gece uyuyamadım. ''
-'' İnternette çok takılmamalısın artık. Neyse ben çıkıyorum. Büroya gelecek iki hastam sonra da girmem gereken bir ameliyat var. ''
-''Anladım akşam seni beklemem çünkü geç geleceksin.'' dedi Beyza biraz üzgün bir şekilde. Annesi bir cerrahtı. Yani çok sık karşılaşmazlardı bile evde. O buna alışmıştı. Yoğun bir çalışma programı vardı. Hem annesinin bugün geç gelecek olması bir yönden iyiydi. Düşünmesi ve bu olayı bir sonuca bağlaması gerekiyordu. Aptal aşık gibiydi. Aşk bu değildi ki... Gözlerine bakması, sesini duyması, kokusunu hissetmesi gerekmez miydi ?

Annesinin öpücüğünü de aldıktan sonra mutfağa girdi. Masa hazırdı. Annesi ne kadar yoğun olursa olsun yemekleri de evin temizliğini de kendisi yapardı. Kısacası mükemmel bir anneye sahipti. O da olmasa ne yapardım diye düşündü. Hazırlanmış ve muhteşem gözüken masaya oturdu. Aslında günlerdir şu mağlum kişi yüzünden iştahı falan kalmamıştı. Ama içinden bir ses her şey düzeldi diyordu. Eğer istemese ve kızgın olsa  günaydın yazmazdı değil mi ? Aklına gelince odasına koştu telefonunu aldı ve siteye bu sefer telefonundan girdi. Rüzgar'ın yazdığı mesaja baktı. Yok rüya değildi.

-''Affettin mi beni ?'' yazdı ve gönderdi. İşte şimdi enfes gözüken kahvaltısını yapabilirdi.

Merve yeniden arıyordu. Bu olamazdı uyandıktan sonra ara dediğini unutmuştu. Şu an Merveyi hayal bile edemiyordu. Korkarak telefonu açtı:
-'' Günaydın canım arkadaşım nasılsın ? '' demek ile işe başladı. Merve ona küs kalmazdı.
-'' Beyza seni öldürürüm. Sabahtan beri sana ulaşmaya çalışıyorum. İyi misin ? Nasılsın ? Öküzden haber var mı ? ''
Öküz mü ? Rüzgar ve öküz ? Beyza bir kahkaha attı.

-'' Şimdi iyiyim. İnanamayacaksın ama Rüzgar sabah bana günaydın yazmış. Demek ki hatasını anlamış ne dersin ? ''

Beyza her şeyi direk anlatacağını söylememişti. Merve sadece bilmesi gerekenleri öğrense şimdilik yeterli olurdu. Telefon numarasından bahsetmek bile istemiyordu.
_'' Aferim yola geliyor öküz bey. Sen cevap verme biraz sürünsün. ''
-'' Tamam sana mesaj atarım o zaman. Yani yeni bir şeyler olursa. '' dedi ve Merve ile biraz eski günlerden konuştular.

Merve ile konuşması biter bitmez Rüzgar mesaj atmış mı diye kontrol etti. Evet atmıştı.
-''Küs değildik ki.'' yazmıştı. Bu ne alakaydı şimdi ? Her yerden silmişti ve şimdide hiçbir şey olmamış gibi küs değildik mi diyordu. İnsan bir özür falan dilerdi. Galiba gerçekten de Rüzgar'ı fazla önemsiyordu. Rüzgar için neyse şimdilik onun için de oydu.
-'' Tamam o zaman küs değilsek sorun yok.'' yazdı ve gönderdi.
-''Neredesin sen ? ''

Bu Rüzgar da bir alemdi. Küslükten sonra neredesin demek gerçekten mantıklıydı. Beyza mutlu hissediyordu. Hem numarasını vermemiş miydi neden oradan konuşmuyorlardı ? Şimdilik tartışılması gereken en son konulardan biriydi bu. Yeniden bir başlangıç yapmışlarken her şeyi mahveden olmak istemiyordu. Rüzgar gibi davranmaya karar verdi.
-''Annemin girmesi gereken bir ameliyat varmış. Anlayacağın evdeyim ve yalnızım.'' yazdı ve gönderdi. Şimdi annesi ne alakaydı ? Ve neden yalnızım demişti ? Beyza bu çocukla konuşurken saçmalama rekorları kırıyordu.

-''Bu iyi işte. '' yazan bir mesaj geldiğinde ise Rüzgar'ın ne demek istediğini anlamadı. Yalnız kalmak mı iyiydi yoksa Beyza’nın yalnız olması mı ? Rüzgar ne demek istemişti ki ?
Beyza ne diyeceğini bilemedi zaten hiçbir zaman mantıklı kararlar veremiyordu Rüzgar ile konuşurken. Evde yalnız kalman güzel demek istemişti resmen... Neden demeli miydi ? Peki, belki de sadece yalnızlıktan hoşlanan bir çocuktu. Öğrenelim o zaman dedi ve bir mesaj yazdı:

-''Bunun neresi iyi küçük bey:(''
Küçük bey denmesinden hoşlanmadığını bilmek iyiydi. Biraz intikam almanın kimseye zararı olmazdı değil mi ? Hem o kadar ağlamıştı hem de Rüzgar özür bile dilememişti. Buna hakkım var diye düşündü ve şeytani bir şekilde gülümsedi. O sırada bir mesaj geldi. Tahmin ettiği gibi Rüzgar'dan gelmişti.+
-''Sesini duymak istiyorum.''
Ne ? Ses mi ?Duymak mı ? Ne demek sesini duymak istiyorum ? Beyza kalpten gidebilirdi. Arayacaktı. Yani sesini duymak istiyorum dediğine göre arayacaktı. Başka mantıklı bir açıklaması olamazdı. Rüzgar sesini merak etmişti demek ki. Acaba sesi nasıldı ? Peki kendi sesi çok kaba gitmiyordu değil mi karşı tarafa ?
-''Benim sesimi mi ?''
-''Evet bana çok yakın olmanı istiyorum. ''
Çok yakın değillerdi tamam ama farklı bir anlam vardı sanki bu cümlede.
-''Sana yakınım Rüzgar tahmin edemeyeceğin kadar yakın hem de...''
-''Daha fazla yakın çok yakın''
Beyza korkmalı mıydı ? Şakacı Rüzgar neredeydi ? Belki de şu an ona bir şaka yapıyor olabilirdi. Komik olmayan hatta korkutucu bir şaka. Şimdilik korkacak bir şey yoktu. Beyza şu an Merve’nin yanında olmasını çok isterdi. Kızardı biraz fakat ne yapacağını bilirdi. Şimdi bir şey söyleyip Rüzgar'ı kırmak istemiyordu. Hele ki yeniden başlamışlarken ve yeniden birbirlerine bir şans vermişlerken... Aslında aralarını bozacak bir olay olmamıştı ama neyse...
-''Nasıl yani ?''
-''Seni istiyorum Beyza.''
İstemek ? Bu ne demekti ? Beyza abartıyor olabilirdi. Zaten her şeyi abartırdı o. Ama bu konunun başka düşünülecek bir tarafı yoktu. Rüzgar çok farklı bir insandı. Bazen her istediğini yaptıracak kadar hükümdar bazen de kendini acındıracak kadar yoksun... Beyza şimdi ne demek istedin diye sorsa Rüzgar yanlış anlayabilirdi. En mantıklısı yine Merve’ye danışmak olacaktı galiba. Bir ayrıntı vardı. Beyza Rüzgar'a numarasını verdiğini söylememişti. Şimdi Rüzgar beni aramak istiyor dese Merve hemen anlardı. Beyza şu an yine çıkmaz bir sokağın oratasındaydı. Ne yapmalıyım diye düşünürken aklına konuyu değiştirmek geldi. Rüzgar'ın kendisini saf bir kız gibi görmesini istemezdi fakat onu çözümleyene kadar böyle davranmak zorundaydı.
-''İşler çok yoğun mu ?'' Evet konuyu gayet güzel değiştirmişti. İşlerden bahsetmek çok mantıklıydı. Bakalım Rüzgar  konuyu değiştirdiği için kızacak mıydı ? Ya da Beyza’nın ne diyeceğini ölçmek için numaradan bir söylemedi bu belkide.
Kendi kendine konuşmaya başladı yine. Bunu son günlerde çok sık yapar olmuştu. ‘’Beyza çok fazla düşünüyorsun. Gerçekten abartıyorsun bazen. Olayları akışına bırakabilsen her şey çok daha güzel olmaz mı ?'' diye kendisiyle bir yüzleşme yaşadı.
Zaten değişiyordu. Bunu hissediyordu. Birincisi ilk defa sanal bir dünyadan biriyle tanışmış hatta tanışmayı geçmiş ona aşık olmuştu.Peki Rüzgar'ın Beyza ile konuşma amacı sadece boş vakitlerini değerlendirmek miydi ? Yok canım Rüzgar da bir şeyler hissediyor olmalıydı. Yoksa o kadar insan yani genç kız içerisinden neden onu seçip vakit geçirirdi ki ? Bilinmezlerle dolu bir hayatı vardı artık. Yazsa hayatını roman olurdu. Bir genç kızın umutsuz aşkı... Evet süper bir başlıktı bu, hatta filmi bile yapılabilirdi. Beyza bu düşünceye güldü.
Rüzgar ve Beyza başrollerde... Bir film... Aşk... Korku... Mutlu bir birliktelik...

Beyza kafasını sağa sola salladı. Neler düşünüyordu böyle. Alt tarafı bir arkadaştı. Tamam biraz farklı bir arkadaştı. Ama sadece arkadaştı. Ne olacaktı başka ? Evet arkadaştı. Kalbi artık onu dinlemeliydi. Rüzgar sadece çok iyi bir arkadaştı.
-''İşler yoğun tabi, bu gece sabah olmaz :(''
Rüzgar'dan mesaj gelmişti. Sabah olmaz mı ? Rüzgar'ı ne zaman anlayacaktı acaba ? Her sözünü tekrarlamaktan ve altındaki anlamı düşünmekten sıkılmıştı artık. Çok kapalı konuşuyordu.
-''Neden sabah olmayacak ?''
-''Nöbete kaldım :( ''
Demek Rüzgar sabaha kadar uykusuz kalacaktı. Beyza’nın aklına çok güzel bir fikir geldi. Ve Rüzgar kesinlikle bu fikre bayılacaktı.
-''Sana sabaha kadar eşlik edebilirim istersen ?'' yazdı ve gönderdi. Rüzgar ne düşünecekti acaba ? Kesinlikle mutlu olurdu. Kimse bu fedakarlığı yapmamıştır ona bu güne kadar diye düşündü.
-''Sen uyursun''
Ne, sen uyursun mu ? Rüzgar'da hep garipti. Evet kal ya da yorulma sen uyu demesi daha mantıklı olabilirdi aslında.
-''Uyumam''
-''Uyursun minik''
-''Var mısın ?''
-''Göreceğiz miniğim''
-''Tamam o zaman ben kendime kahve yapıp geliyorum. Sen beni daha tanıyamamışsın bebeğim, ben çok az uyurum bir gün de senin için uykusuz kalmışım çok mu ?''
Beyza heyecanlanmıştı birden. Hiç birisi için sabahlamamıştı. Genellikle sınav ya da yetiştirilmesi gereken proje ödevleri için sabahlardı. Bu nöbete kalma işi Rüzgar ile birbirlerine sorular sormaları için çok iyi bir fırsattı. Rüzgar'a soracağı o kadar çok şey vardı ki.
-''Tamam hadi bekliyorum''
Beyza koşarak mutfağa gitti. Kahvesi için su koydu. Yaklaşık beş altı dakika sonra kaynardı. Telefonuna baktı. Bu gece mükemmel olacaktı. Rüzgar ile ilk defa bu kadar uzun konuşacaklardı. Belki araları da düzelirdi. Aslında bir sıkıntı yokmuş gibiydi. Miniğim demeye başladıysa siniri geçmiş demekti. Uyursun demişti. Asla uyumazdı, bu fırsatı kaçırmazdı. Daha doğrusu kaçıramazdı.
Kahvesini aldı ve odasına yavaş adımlarla ilerledi. Rüzgar'a geldim yazan bir mesaj attı.

-''Hoşgeldin minik :) Eee neler yaptın anlat bakalım ''
-'' Yok hep ben anlatıyorum sıra sende  :)) ''
Rüzgar'a ne soracaktı ki ? Acaba nereden başlamalıydı ? Çok kişisel sorular sormamalıydı. Rüzgar'ı kızdırmak istemezdi.
-''Hadi sor dinliyorum.''
-''Dur şimdi hazırlıksız yakalandım :) En sevdiğin renk ne mesela ?''
-''Imm siyah :) Özellikle kadınların üzerinde çok hoş duruyor.''
-'' Salak mısın Rüzgar :) Kadın falan ne ya :)) ''
-''AHAHA :) Bayan, genç kız işte :)''
-''Tamam bakalım diğer soru geliyor :) Ailenle mi yaşıyorsun ?''
-''Tabi ki ailemle yaşıyorum.''
-''Aklıma başka bir şey gelmedi sen sor birazda yoksa saçmalayacağım :(''
Bunları not etmeliydi. Rüzgar siyah seviyordu. Ailesiyle kalıyordu. Acaba kardeşi var mıydı ?  Ama soru sorma sırasını Rüzgar'a devretmişti.
-''Ben çok iyi soramam ama bir erkekte aradığın özellikler neler merak ettim:) ''
Rüzgar'a bak sen. Beyza nasıl bunu akıl edememişti ? Bu soruyu sormasındaki amaç neydi ki ?
-''Aslında sana acayip gelebilir ama benim hiç sevgilim olmadı yani aradığım özellik hakkında en ufak bir fikrim dahi yok.''
-''Neden çok güzel bir kızsın. Kapında bekliyorlardır diye düşünmüştüm demek ki yanılmışım :( ''
Beyza biraz ailesinden bahsetmeye karar verdi. Yani erkek arkadaşı olmamasının sebepleri vardı.
-''Aslında erkeklerden biraz uzak dururum. Annem ve babam ayrı. Ben doğduğumda ayrılmışlar sanırım. Annem bana bu konudan bahsetmez. Arada babamla telefonda konuşuruz çünkü kendisi yurt dışında. Antalya'ya gelmesi onun için çok sıkıntı yaratıyormuş. Anlayacağın onu görmüyorum. Bunun sonucuda şu babamın boşluğunu herhangi biriyle doldurmak bana ters geliyor.''
Evet artık Rüzgar kısmen her şeyi biliyordu. Arkadaşlarına bile bu olayı anlatmazdı. Rüzgar kendisine yakın geliyordu ve içinden anlatmak gelmişti.
-''Ah canım benim ya üzülme miniğim ''
Rüzgar üzülmüş müydü kendisine ?
-''Sıkıntı yok sen üzülme ben alıştım. Neyse konuyu kapatalım mı ?''
-''Tabiki canım. Ben evrakları müdüre teslim edip geliyorum. Sen oradasın sanırım :)''
-''Tamam çok çabuk gel bekliyorum :)''
Beyza Rüzgar'ı beklemeye koyuldu. Yaklaşık bir saat olmuştu ama Rüzgar hâlâ gelmemişti. Demek ki işi uzun sürmüştü. Saat dörde geliyordu. Bir iki saat sonra hava aydınlanacaktı. İlk defa kendini böyle hissediyordu. Sanki Rüzgar ile yakınlaşmışlardı biraz. Uyumamak için internetten birkaç video izledi.
-''Uykucu''
İşte Rüzgar'dan mesaj gelmişti. Uyuduğunu sanmıştı demek...
-''Yok uyumadım :)''
-''Vay :))''
-'' Ne sandın sana söz verdim değil mi ? Sözlerimi her zaman tutarım :)''
-''Seni şimdi arasam olur mu ? ''
Şimdi mi ? Beyza uyumuş olmayı diledi. Ararsa ne konuşacaklardı ? Beyza’nın kesin dili tutulacaktı. Kalbi duracaktı. Korkuyordu. Rüzgar'ın sesini merak ediyordu ama bu saatte biraz garip olmaz mıydı ? Hem az sonra annesi eve gelirdi. Bu büyük bir riskti.
-''Sabah arasan olmaz mı ? Ya da bilmiyorum sen bilirsin çok heyecanlandım''
-''Heyecan yapma bunda bir şey yok sadece konuşacağız. Şimdi arayacağım tamam mı ? ''
-''Tamam ama konuşamazsam ya çok heyecanlanıp cümle kuramazsam ? ''
-''Konuşursun rahat ol :) Arıyorum ''

Beyza’nın elleri titredi. Çok heyecanlıydı. Rüzgar ile konuşacaktı. Sesi nasıldı acaba ? …
DEVAMI HAFTAYA... ☺

Yorumlar

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar