KALBİMDEKİ ÇIĞLIK (BÖLÜM 1)
Güne uykusuz başlamayı bırakmalıydı artık. Kızarmış gözler, morarmış gözaltları ve beyninde fillerin ip atladığını uyandıran bu ağrı... Yine mutfağa yöneldi. Her zamanki kahvesini koydu ve üzerini giyinmeye başladı Beyza. Lise’yi bitirmişti. Üniversiteyi kazanma telaşı kalmıştı sınavlara çalışıyordu. Zeki bir kızdı hayallerinin peşinden daima koşan hırslı ve akıllı biriydi. Savcı olmanın ilk adımını atmak için sınavı kazanması gerekiyordu ve sınav stresinden kurtulup bir tatili hak etmek istiyordu. Tabi ne kadar tatil denirdi bilinmez. Klasik bir ev macerası; bütün günleri kitap okuyarak geçirecekti. Ya da Beyza öyle sanıyordu....
Beyza kahvesini içerken bir yandan da annesiyle neler yapacağını düşünüyordu. Akşam çarşıya çıkacaklardı. Aslında pek yapılacak yoktu. Havalar o kadar sıcaktı ki evin içinde bile durmak çok zordu. Beyza annesine seslendi:
-Ya ben gelmesem olmaz mı ? Hem böyle iyiyim anne lütfen ya??
Annesi bir tepki vermekte gecikmedi tabi. O da salonda kıyafetleri ütülemek ile meşguldü. Beyza’nın annesi kırkını geçmiş bakımlı bir kadındı. Her zaman çok iyi anlaşırlardı. Babası yurt dışındaydı arada gözükür geri giderdi. En son iki sene önce bir telefon etmiş evlendiğini söylemiş ve bir daha hiç aramamıştı. Beyza ve annesi birbirlerine tutunarak yaşıyorlardı yani. Şimdi ise o kötü günleri geride bırakmışlar anne-kız mutlu mesut yaşıyorlardı.
Annesi yaptığı işten başını kaldırdı:
Annesi yaptığı işten başını kaldırdı:
-Beyza tıkılıp kaldın şu eve, çık biraz gez eğlen dolaş gel birlikte kütüphaneye de uğrarız. Hem geçen vitrinde çok güzel bir elbise gördüm onu denersin sana çok yakışır.
Tabi Beyza annesine çok karşı çıkan bir kız değildi.Efendi, masum, akıllı biriydi. Mecburen tamam dedi. Zaten bir kaç gündür yeni bir internet hesabı açmıştı. O hesabı açma nedeni çok sevdiği ünlü olan birinin yazdığı roman tweetlerini beğenip ona katkıda bulunmaktı. Hatta şarkıcı ile irtibata bile geçip foto da çekmişti. O gün o kadar mutlu olmuştu ki evin içinde çığlık atarak zıplamıştı. Şimdi ise birkaç arkadaş edinmişti bu hesap üzerinden. Tanımıyordu hiçbirini ama samimi olduklarını hissediyordu.
Elbisesini giydi ve gülmeye çalışarak annesinin yanında yürüdü. Öncelikle uğramaları gereken yeni taşınacakları evin makbuz işlemlerini halledecek bir yerdi. Otobüse bindiler. Bir saat sonra nihayet varabilmişlerdi. Annesi içeri girdi ama Beyza dışarıda beklemeyi tercih etti. Telefonunu çıkardı çantasından ve gölgeye geçti.
Elbisesini giydi ve gülmeye çalışarak annesinin yanında yürüdü. Öncelikle uğramaları gereken yeni taşınacakları evin makbuz işlemlerini halledecek bir yerdi. Otobüse bindiler. Bir saat sonra nihayet varabilmişlerdi. Annesi içeri girdi ama Beyza dışarıda beklemeyi tercih etti. Telefonunu çıkardı çantasından ve gölgeye geçti.
-Son paylaşımlar, evet bu çok doğru bak bu yazı iyi... Sanırım bu kitabı okumalıyım.
Bunları zihninden geçirirken bir gariplik farketti. Bir adam sanki defalarca önünden mi geçmişti? Yok canım güneş başına geçmişti herhalde? Telefona geri döndü annesinin işi de uzamıştı yirmi dakika olmuştu.
Kalbi hızlandı birden evet az önce gördüğü adamdı bu belki dördüncü kez önünden geçiyordu. Biraz geriye doğru adım attı. Korkup ne yapacağını bilemedi. Telefona bakıyordu ama annesinin bir an önce gelmesi için de dua ediyordu. Adam çok yakınından geçti ve köşeyi döndü. Kendini kötü hissetti o iğrenç nefesini hissetmişti sanki. Biraz korkuylada olsa başını adamın gittiği yöne çevirdi o köşeye.
Bunları zihninden geçirirken bir gariplik farketti. Bir adam sanki defalarca önünden mi geçmişti? Yok canım güneş başına geçmişti herhalde? Telefona geri döndü annesinin işi de uzamıştı yirmi dakika olmuştu.
Kalbi hızlandı birden evet az önce gördüğü adamdı bu belki dördüncü kez önünden geçiyordu. Biraz geriye doğru adım attı. Korkup ne yapacağını bilemedi. Telefona bakıyordu ama annesinin bir an önce gelmesi için de dua ediyordu. Adam çok yakınından geçti ve köşeyi döndü. Kendini kötü hissetti o iğrenç nefesini hissetmişti sanki. Biraz korkuylada olsa başını adamın gittiği yöne çevirdi o köşeye.
Ve nefesi kesildi. O iğrenç bakışla karşılaştı. O iğrenç gülüşle. Adam oradaydı....
O gözlerle karşılaştı. O iğrenç bakışlar kalbine işlemişti. Kaçmayı düşündü ya da bağırmalıydı. Bağırsa ne diyecekti ki en doğrusu oradan uzaklaşmak diye düşündü. Yavaşça arkasını döndü ve serinkanlı gözükmeye çalışarak yürümeye başladı. İçinden bir ses o adamın takip ettiğini söylüyordu; yavaşça başını çevirdi. Evet,evet oradaydı o adamda yürüyordu. Adımlarını hızlandırdı ve adam da hızlanmıştı. Ayakkabılarının çıkardığı o metal sesini duyabiliyordu. Yavaşladı ve bir köşede durdu. Adam da tam yolun ortasında durmuş hiçbir ses çıkarmadan bekliyordu. Beyza bağırmak istedi ama sanki sesi onu terk etmişti. Yapamıyordu neredeydi annesinin girdiği bu bina hangisiydi?? Aman Allah'ım neden dikkat etmemiştiki... Gözlerini kaçırdı derin nefes aldı bitecekti bugün bitecekti hiçbir şey olmayacaktı. Gözlerini adamın dokunuşuyla açtı. Olamaz olamaz adam tam karşısında duruyordu. Çok iri yarı biri sayılmazdı. Boyu Beyza’dan on cm uzun gibiydi. Nefesi iğrenç kokuyordu. Adam şuursuzca elini Beyza 'nın beline attı. Beyza bayılacaktı tüm gücünü topladı ve bağırabildiği en yüksek ses ile:
-İmdat imdat... diye bağırdı belki sesini duyan birisi olurdu....
Çığlıklarından korkan adam bir adım geri çekildi. Bunu beklemediği kesindi. Beyza n'ın gözlerine baktı ve arkasına bile bakmadan uzaklaştı. Beyza 'nın kalbi durmuştu sanki... Adam o son bakışında seni bulacağım der gibiydi. Bir yerlere tutunma ihtiyacı hissetti. Yere diz çöktü ve kaldırımın köşesine oturdu. Kendini çok güçsüz hissetti. Nasıl bu kadar salak olabilirdi neden sesini çıkaramamıştı?? Kimse duymamıştı sesini de zaten; ya adam geri gelirse diye düşünürken annesi seslendi:
- Beyza kızım neredesin?
Beyza kendini biraz toparladı annesine söylemeli miydi acaba? Ama ne diyecekti ki?? Anne az önce bir adamın beni taciz etmesine izin verdim sesimi bile çıkaramadım bağıramadım. Kızın çok aciz biri mi diyecekti? Hayır olamaz hiçbir şey söylemeyecekti. Yapamazdı bunu. Bu bir utançtı. Kendini iğrenç hissediyordu. Hemen eve gidip odasına kapanmak istiyordu.
- Anne ben buradayım. Biraz yoruldum oturdum şuraya işte.
-Evet biraz uzun sürdü. Bilgisayarların sistemleri kilitlenmiş o yüzden gelmesini bekledik. Sen iyi misin rengin atmış gibi?
Beyza ne diyeceğini bilemedi. Acaba söylese ve rahatlasa mıydı? Sonuçta kendi suçu değildi. Ama annesinin gözündeki güçlü kız simgesini yok etmek istemiyordu. Midesi bulanmaya başlamıştı.
-Yok bir şeyim. Güneşte fazla kaldım sanırım. Anne bir şey soracağım?
-Sor bakalım deli kız.
-Anne biz buraya taşınmak zorunda mıyız?? Yani kızma ama hiç hoşuma gitmiyor havası.
-Sor bakalım deli kız.
-Anne biz buraya taşınmak zorunda mıyız?? Yani kızma ama hiç hoşuma gitmiyor havası.
Beyza'nın annesi bir şeylerin ters gittiğini anladı. Ne olmuş olabilirdiki. Kızı aklı başında biriydi. Aslında bu bölge okuluna çok yakın olduğu için taşınacaklardı. Gidip gelmesi kolay olacaktı.
- Beyza şimdi tartışamayız bunu. Evrak işleri makbuzlar her şey halledildi. İptal etsek olmaz çünkü depozito falan yatırdık. Anlayışlı olmalısın birazcık hem taşınınca seversin.
Beyza ne diyeceğini bilemedi. Peki anlamında başını salladı ama ya o adamla bir daha karşılaşırlarsa ne olacaktı. Hatta şu an onu izliyor bile olabilirdi. Annesinin koluna girdi ve :
- Eve gitsek olur mu kendimi iyi hissetmiyorum ama uyursam geçer.
Annesi kızını kırmak istemedi. Renginden iyi olmadığı anlaşılıyordu. Zaten çarşıda da fazla işleri yoktu. Yarın çıkıp halledebilirlerdi. Kendisinin de dinlenmeye ihtiyacı vardı.
-Tamam Beyzacığım sen nasıl istersen...
Ve Beyza korkuyla yürümeye başladı. Asla bugünü unutmayacaktı... Hataları artık başlamıştı...
DEVAMI HAFTAYA... ☺


Yorumlar
Yorum Gönder