KALBİMDEKİ ÇIĞLIK (BÖLÜM 3)




Beyza sabah telefonun başında uyuya kaldığını fark etti. Rüzgar'a çok ayıp olmuş olmalıydı. Hemen bilgisayarını açtı ve hesabına girdi. Rüzgar'dan bir iyi geceler mesajı vardı. Güne Rüzgar ile başlamak güzel olacaktı. Hiç durmadı o da Rüzgar'a:
-''Özür dilerim uyuya kalmışım :( GÜNAYDIN '' yazan bir mesaj attı. Bu Rüzgar'da bir şeyler vardı. Ona kanı hemen ısınmıştı. Normalde erkeklerle fazla muhabbet etmezdi. Genellikle evde kitap okuyarak ya da ders çalışarak vakit geçiren bir kız olmuştu. Zaten Merve olmasa konuştuğu insan bile yok denebilirdi. Yatağından gülümseyerek kalktı ve mis gibi kokuların geldiği mutfağa doğru ilerledi.
-''Ooo Beyza Hanım nihayet uyanabildiniz güzellik uykunuzdan; ne istersiniz kahvaltıda. Hatta zahmet etmeyin biz getirirdik yatağınıza. ''
Beyza annesinin bu kızmaya çalışan ama başarılı olamayan hallerine hayrandı. Onu kızdırmaya çalışmak ise en büyük hobileri arasında yer alıyordu. Ve görev başlıyordu.
-'' Aslında bu saate kadar yatağıma bir kahvaltı gelmiş olsaydı buraya kadar gelmezdim. Rica ederim bir dahaki sefere daha dikkatli olur musunuz ?'' dedi ve kahkahasına engel olamadı.  Annesi de gülmeye başlamıştı. Birbirlerine sarıldılar ve el birliği ile kahvaltı masasını hazırladılar. Beyza bu ortamı seviyordu. Ama aklına Rüzgar geldi. Acaba onunla da böyle mutlu günleri olacak mıydı ?
Odasında yakalaşık bir saattir Rüzgar'dan gelen mesaja bakıp gülüyordu. ''Zaten ben de uyuya kalmışım minik sorun yok '' yazıyordu. Bu minik sözcüğünü o kadar sevmeye başlamıştı ki aklına her geldiğinde gülmeden edemiyordu. Belki biraz hızlı ilerleyen bir arkadaşlıkları vardı ama Rüzgar'a güveniyordu . Hem de kimseye güvenmediği kadar.
Telefonuna gelen arama ile irkildi garip ki numarayı tanımıyordu. Belkide üniversiteden kayıt işlemleri için arıyorlardı.
-''Efendim '' diyerek telefonu açtı. Fakat karşı taraftan konuşma sesi gelmiyordu. '' Alo, sesiniz gelmiyor kimi aramıştınız ?'' diyerek devam etti ama yine ses gelmeyince kapatmak zorunda kaldı. Büyük ihtimalle yanlış numaraydı ya da hatlarda bir problem vardı. Geçen sefer Merve ile telefonda konuşurlarken de aynı problem ile karşılaşmışlardı. Neyse üzerinde düşünülecek bir konu değildi. Eğer önemli bir şeyse yeniden arayabilirlerdi. Bilgisayarı kapadı ve annesinin yanına doğru gitmeye karar verdi. Annesi birisiyle telefonda konuşuyordu. Bir daha rahatsız edilmek istemediğinden bahsediyordu sanki. Daha iyi duyabilmek için salonun kapısına doğru yaklaştı ve nefesini tuttu. Annesi aynen şunları söylüyordu:
-'' Ekrem sana geçen sefer bizi rahatsız etmemeni söylemiştim. Çık artık hayatımızdan yalvarırım . Bırak Beyza’yı,  aramaktan da vazgeç. Onu bu bataklığa çekmene izin veremem. Anlıyor musun sana olan duygularımı kullanmana izin veremem. Sen beni değil onu istiyorsun. Eğer sevseydin yıllar önce kadın satıcılığını bıraktım diyerek beni bir başkasına pazarlamaya kalkmazdın. Sen iğrenç birisin senden nefret ediyorum. ''
Beyza kulaklarına inanamadı. Ekrem de kimdi ? Annesi şu an ağlıyor muydu ? Evet minik hıçkırıklarını duyabiliyordu. Yıllar önce demişti değil mi ? Ne olaylar geçmişti annesinin hayatında ve ondan neler saklıyordu ? Peki Beyza’yı bırak da demişti. Bu Ekrem onu nereden tanıyordu ? Allah'ım hayatında neler oluyordu böyle ? Acaba şu an salona girip  annesine burada nelerin olduğunu sormalı mıydı ? Yoksa hiç ses çıkarmadan odasına geri dönmeli ve annesinin ona anlatmasını mı beklemeliydi ? Belkide bir açıklaması olabilirdi ? Ya hiç duymak istemeyeceği şeyler söylerse ve tüm hayatı değişirse ne olurdu peki ? Buna hazır değildi. Ne yapacağı hakkında en ufak bir fikri dahi yoktu.+
Peki Beyza ne yapmalıydı ?......
Beyza annesine yakalanmak istemiyordu. Bu yüzden geldiği gibi sessizce odasına geri döndü. Önemli bir olay olsaydı annesi ona anlatırdı değil mi ? Şimdilik derine inilecek bir konu gibi gözüksede annesinin ona anlatmaya karar vereceği anı beklemek en mantıklısıydı. Duyduklarını unutmak zorundaydı bir süreliğine....
Acaba Rüzgar şu an ne yapıyordu ? Bir şirketin tanıtımlarını yapıyorum demişti. Kim bilir nasıl güzel kızlar vardı şirkette. Neler düşünüyordu böyle. Rüzgar'ın şirketindeki kızlarda ne alakaydı şimdi ? ''İyice aklını kaçırdın Beyza, nasıl  olduğunu merak ediyorsan git sor.'' dedi  kendi kendine. Ve daha fazla sabredemeyerek bilgisayarı açtı. Mesajlara girdi ve Rüzgar'a:
-''Nerelerdesin küçük bey ? '' yazdı ve gönderdi. Küçük bey mi ? Saçma mı olmuştu biraz ?  Aferin Beyza küçük bey de ne ? Bakalım cevap verecek miydi ?

-''İşteyim minik :) Yalnız bana bey denilmesinden hoşlanmam başında küçük olsa bile :) '' yazan bir mesaj alınca yanakları kızardı. Küçük bey aklına öylesine gelmişti. Yani bir amacı yoktu. O zaman neden hoşlandığını sormanın vakti gelmiş demekti.
-''Peki sana ne dememi istersin ? ''

Beyza Rüzgar'ın ne diyeceğini çok merak ediyordu. Aslında bu fazla gereksiz bir konuydu. Nereden gelmişlerdi ki bu konuya.
-''Bana sadece Rüzgar de küçük :) Tabi fazla resmi dersen farklı altarnetiflerim de olabilir. ''
Küçük mü ? Bu Rüzgar da bir miniktir gidiyordu. Evet fazla resmiydi. Rüzgar ona ismiyle hitap etmiyordu. Demekki Rüzgar'a göre isimleri kullanmak fazla resmiyete giriyordu. Eğer Rüzgar için böyleyse Beyza için de aynı durum geçerli olabilirdi.
-''Evet fazla resmi, neymiş önerilerin alalım bakalım :) ''
Anında bir mesaj geldi Rüzgar'dan:
-'' Mesela bebeğim, tatlım, canım diyebilirsin; miniğim :) ''
Beyza mesajın şokuna girmişti resmen. Bebeğim ? Hem de kendisinden yaşca büyük birisine. Aslında kulağa hoş geliyordu ama Beyza alışkın değildi ki böyle hitap tarzlarına. Tabi denemekten bir zarar gelmezdi. Rüzgar mutlu olacaksa bir kelimeden bir şey olmazdı. Hem ilkler her zaman güzel olmuştu değil mi ? Hem de Rüzgar gibi birisiyle değişmek farklı olacaktı. Tanımıyordu onu fakat fazlasıyla yakın hissediyordu kendisine. Bu duygu farklıydu. Belki çok yanlıştı. Daha tanışalı bir hafta bile olmamıştı. Belki büyük bir hataydı tanımadığı hatta yüzünü  görmediği birisine güvenmek.... Fakat insanlar hata yaparak ulaşırlardı gerçek ve doğrulara... Beyza da yapacağı hataları Rüzgar ile yapmaya karar verdiğinin farkında bile değildi....
-'' Tamamdır bebeğimm :) yazdı ve Rüzgar'ın vereceği tepkiyi bilgisayar ekranından gözlerini ayırmadan beklemeye başladı. Ve beklediği mesaj gelmişti. Bu Rüzgar çalışmıyor muydu ? Ne zaman mesaj atsa hemen cevap veriyordu. Bunu ona sormalıyım diye düşündü.
-'' Evet minik nerdesin sen bakayım? ''
-'' Evdeyim :( ''
Beyza aslında Rüzgar'dan hiç ayrılmak istemiyordu. Fakat onu çalışırken de rahatsız etmek çok ayıp olurdu. Düşüncesiz bir kız gibi gözükmek istemezdi. Ya da duyguların canı cehenneme...
-'' Eee sen iş yerinde değil misin ? '' yazıp gönderdi.
-'' Evet işteyim ama sana her zaman müsaitim .''

Beyza artık rüyadaydı. Kendisine bir tokat attı. Yok yok rüya değildi. Rüzgar gerçekti ve ona değer veriyordu. Galiba nihayet hayat ona gülmeye başlamıştı.

-'' Kovulma sonra benim yüzümden :( ''
-'' Yok kovulmam; ben de senin gibi bir güzellikle konuştuğumu söylerim anlayışla karşılarlar :) Neyse benim bir toplantıya girmem lazım bir saat sonra bendesin miniğim :) ''
Beyza bir saat boyunca Rüzgar ile yazışmalarını okuyarak ve aptal aşıklar gibi gülerek vakit geçirdi. Artık bu çocuğu bırakmak için biraz fazla geç kalmıştı. Çünkü ona çoktan bağlanmıştı...

-''Minik orada mısın ? ''

Rüzgar gelmişti.  Beyza artık hislerine söz geçiremiyordu.

-'' KALP DURDU :)'' yazdı ve gönderdi.
-''KALP HIZLANDI :)''  yazan bir mesaj aldığında ise ağzı kulaklarına varmıştı. Şimdi ne demeliydi ? Aslında ilk defa kendisi gibi davranıyordu. Rüzgar onu değiştiriyordu. Tabi bir sonraki gelen mesaj onu bu rüyadan uyandırdı. Rüzgar'da diğerleri gibiydi işte....



DEVAMI HAFTAYA... ☺

Yorumlar

Popüler Yayınlar