KALBİMDEKİ ÇIĞLIK (BÖLÜM 4)
Beyza sabah telefonun
başında uyuya kaldığını fark etti. Rüzgar'a çok ayıp olmuş olmalıydı. Hemen
bilgisayarını açtı ve hesabına girdi. Rüzgar'dan bir iyi geceler mesajı vardı.
Güne Rüzgar ile başlamak güzel olacaktı. Hiç durmadı o da Rüzgar'a:
-''Özür dilerim uyuya
kalmışım :( GÜNAYDIN '' yazan bir mesaj attı. Bu Rüzgar'da bir şeyler vardı.
Ona kanı hemen ısınmıştı. Normalde erkeklerle fazla muhabbet etmezdi.
Genellikle evde kitap okuyarak ya da ders çalışarak vakit geçiren bir kız
olmuştu. Zaten Merve olmasa konuştuğu insan bile yok denebilirdi. Yatağından
gülümseyerek kalktı ve mis gibi kokuların geldiği mutfağa doğru ilerledi.
-''Ooo Beyza Hanım nihayet
uyanabildiniz güzellik uykunuzdan; ne istersiniz kahvaltıda. Hatta zahmet
etmeyin biz getirirdik yatağınıza. ''
Beyza annesinin bu kızmaya
çalışan ama başarılı olamayan hallerine hayrandı. Onu kızdırmaya çalışmak ise
en büyük hobileri arasında yer alıyordu. Ve görev başlıyordu.
-'' Aslında bu saate kadar
yatağıma bir kahvaltı gelmiş olsaydı buraya kadar gelmezdim. Rica ederim bir
dahaki sefere daha dikkatli olur musunuz ?'' dedi ve kahkahasına engel
olamadı. Annesi de gülmeye başlamıştı. Birbirlerine sarıldılar ve el
birliği ile kahvaltı masasını hazırladılar. Beyza bu ortamı seviyordu. Ama
aklına Rüzgar geldi. Acaba onunla da böyle mutlu günleri olacak mıydı ?
Odasında yakalaşık bir
saattir Rüzgar'dan gelen mesaja bakıp gülüyordu. ''Zaten ben de uyuya kalmışım
minik sorun yok '' yazıyordu. Bu minik sözcüğünü o kadar sevmeye başlamıştı ki
aklına her geldiğinde gülmeden edemiyordu. Belki biraz hızlı ilerleyen bir
arkadaşlıkları vardı ama Rüzgar'a güveniyordu . Hem de kimseye güvenmediği
kadar.
Telefonuna gelen arama ile
irkildi garip ki numarayı tanımıyordu. Belkide üniversiteden kayıt işlemleri
için arıyorlardı.
-''Efendim '' diyerek
telefonu açtı. Fakat karşı taraftan konuşma sesi gelmiyordu. '' Alo, sesiniz
gelmiyor kimi aramıştınız ?'' diyerek devam etti ama yine ses gelmeyince
kapatmak zorunda kaldı. Büyük ihtimalle yanlış numaraydı ya da hatlarda bir problem
vardı. Geçen sefer Merve ile telefonda konuşurlarken de aynı problem ile
karşılaşmışlardı. Neyse üzerinde düşünülecek bir konu değildi. Eğer önemli bir
şeyse yeniden arayabilirlerdi. Bilgisayarı kapadı ve annesinin yanına doğru
gitmeye karar verdi. Annesi birisiyle telefonda konuşuyordu. Bir daha rahatsız
edilmek istemediğinden bahsediyordu sanki. Daha iyi duyabilmek için salonun
kapısına doğru yaklaştı ve nefesini tuttu. Annesi aynen şunları söylüyordu:
-'' Ekrem sana geçen sefer
bizi rahatsız etmemeni söylemiştim. Çık artık hayatımızdan yalvarırım . Bırak Beyza’yı,
aramaktan da vazgeç. Onu bu bataklığa çekmene izin veremem. Anlıyor musun sana
olan duygularımı kullanmana izin veremem. Sen beni değil onu istiyorsun. Eğer
sevseydin yıllar önce kadın satıcılığını bıraktım diyerek beni bir başkasına
pazarlamaya kalkmazdın. Sen iğrenç birisin senden nefret ediyorum. ''
Beyza kulaklarına
inanamadı. Ekrem de kimdi ? Annesi şu an ağlıyor muydu ? Evet minik
hıçkırıklarını duyabiliyordu. Yıllar önce demişti değil mi ? Ne olaylar
geçmişti annesinin hayatında ve ondan neler saklıyordu ? Peki Beyza’yı bırak da
demişti. Bu Ekrem onu nereden tanıyordu ? Allah'ım hayatında neler oluyordu
böyle ? Acaba şu an salona girip annesine burada nelerin olduğunu sormalı
mıydı ? Yoksa hiç ses çıkarmadan odasına geri dönmeli ve annesinin ona
anlatmasını mı beklemeliydi ? Belkide bir açıklaması olabilirdi ? Ya hiç duymak
istemeyeceği şeyler söylerse ve tüm hayatı değişirse ne olurdu peki ? Buna
hazır değildi. Ne yapacağı hakkında en ufak bir fikri dahi yoktu.
Peki Beyza ne yapmalıydı
?......
Beyza annesine yakalanmak
istemiyordu. Bu yüzden geldiği gibi sessizce odasına geri döndü. Önemli bir
olay olsaydı annesi ona anlatırdı değil mi ? Şimdilik derine inilecek bir konu
gibi gözüksede annesinin ona anlatmaya karar vereceği anı beklemek en
mantıklısıydı. Duyduklarını unutmak zorundaydı bir süreliğine....
Acaba Rüzgar şu an ne
yapıyordu ? Bir şirketin tanıtımlarını yapıyorum demişti. Kim bilir nasıl güzel
kızlar vardı şirkette. Neler düşünüyordu böyle. Rüzgar'ın şirketindeki kızlarda
ne alakaydı şimdi ? ''İyice aklını kaçırdın Beyza, nasıl olduğunu merak
ediyorsan git sor.'' dedi kendi kendine. Ve daha fazla sabredemeyerek
bilgisayarı açtı. Mesajlara girdi ve Rüzgar'a:
-''Nerelerdesin küçük bey
? '' yazdı ve gönderdi. Küçük bey mi ? Saçma mı olmuştu biraz ? Aferin Beyza
küçük bey de ne ? Bakalım cevap verecek miydi ?
-''İşteyim minik :) Yalnız bana bey denilmesinden hoşlanmam başında küçük olsa bile :) '' yazan bir mesaj alınca yanakları kızardı. Küçük bey aklına öylesine gelmişti. Yani bir amacı yoktu. O zaman neden hoşlandığını sormanın vakti gelmiş demekti.
-''İşteyim minik :) Yalnız bana bey denilmesinden hoşlanmam başında küçük olsa bile :) '' yazan bir mesaj alınca yanakları kızardı. Küçük bey aklına öylesine gelmişti. Yani bir amacı yoktu. O zaman neden hoşlandığını sormanın vakti gelmiş demekti.
-''Peki sana ne dememi
istersin ? ''
Beyza Rüzgar'ın ne diyeceğini çok merak ediyordu. Aslında bu fazla gereksiz bir konuydu. Nereden gelmişlerdi ki bu konuya.
Beyza Rüzgar'ın ne diyeceğini çok merak ediyordu. Aslında bu fazla gereksiz bir konuydu. Nereden gelmişlerdi ki bu konuya.
-''Bana sadece Rüzgar de
küçük :) Tabi fazla resmi dersen farklı altarnetiflerim de olabilir. ''
Küçük mü ? Bu Rüzgar da
bir miniktir gidiyordu. Evet fazla resmiydi. Rüzgar ona ismiyle hitap
etmiyordu. Demekki Rüzgar'a göre isimleri kullanmak fazla resmiyete giriyordu.
Eğer Rüzgar için böyleyse Beyza için de aynı durum geçerli olabilirdi.
-''Evet fazla resmi,
neymiş önerilerin alalım bakalım :) ''
Anında bir mesaj geldi Rüzgar'dan:
-'' Mesela bebeğim,
tatlım, canım diyebilirsin; miniğim :) ''
Beyza mesajın şokuna
girmişti resmen. Bebeğim ? Hem de kendisinden yaşca büyük birisine. Aslında
kulağa hoş geliyordu ama Beyza alışkın değildi ki böyle hitap tarzlarına. Tabi
denemekten bir zarar gelmezdi. Rüzgar mutlu olacaksa bir kelimeden bir şey
olmazdı. Hem ilkler her zaman güzel olmuştu değil mi ? Hem de Rüzgar gibi
birisiyle değişmek farklı olacaktı. Tanımıyordu onu fakat fazlasıyla yakın
hissediyordu kendisine. Bu duygu farklıydu. Belki çok yanlıştı. Daha tanışalı
bir hafta bile olmamıştı. Belki büyük bir hataydı tanımadığı hatta yüzünü
görmediği birisine güvenmek.... Fakat insanlar hata yaparak ulaşırlardı gerçek
ve doğrulara... Beyza da yapacağı hataları Rüzgar ile yapmaya karar verdiğinin
farkında bile değildi....
-'' Tamamdır bebeğimm :)
yazdı ve Rüzgar'ın vereceği tepkiyi bilgisayar ekranından gözlerini ayırmadan
beklemeye başladı. Ve beklediği mesaj gelmişti. Bu Rüzgar çalışmıyor muydu ? Ne
zaman mesaj atsa hemen cevap veriyordu. Bunu ona sormalıyım diye düşündü.
-'' Evet minik nerdesin
sen bakayım? ''
-'' Evdeyim :( ''
Beyza aslında Rüzgar'dan
hiç ayrılmak istemiyordu. Fakat onu çalışırken de rahatsız etmek çok ayıp
olurdu. Düşüncesiz bir kız gibi gözükmek istemezdi. Ya da duyguların canı
cehenneme...
-'' Eee sen iş yerinde
değil misin ? '' yazıp gönderdi.
-'' Evet işteyim ama sana
her zaman müsaitim .''
Beyza artık rüyadaydı. Kendisine bir tokat attı. Yok yok rüya değildi. Rüzgar gerçekti ve ona değer veriyordu. Galiba nihayet hayat ona gülmeye başlamıştı.
-'' Kovulma sonra benim yüzümden :( ''
Beyza artık rüyadaydı. Kendisine bir tokat attı. Yok yok rüya değildi. Rüzgar gerçekti ve ona değer veriyordu. Galiba nihayet hayat ona gülmeye başlamıştı.
-'' Kovulma sonra benim yüzümden :( ''
-'' Yok kovulmam; ben de
senin gibi bir güzellikle konuştuğumu söylerim anlayışla karşılarlar :) Neyse
benim bir toplantıya girmem lazım bir saat sonra bendesin miniğim :) ''
Beyza bir saat boyunca
Rüzgar ile yazışmalarını okuyarak ve aptal aşıklar gibi gülerek vakit geçirdi.
Artık bu çocuğu bırakmak için biraz fazla geç kalmıştı. Çünkü ona çoktan
bağlanmıştı...
-''Minik orada mısın ? ''
-''Minik orada mısın ? ''
Rüzgar gelmişti. Beyza
artık hislerine söz geçiremiyordu.
-'' KALP DURDU :)'' yazdı ve gönderdi.
-'' KALP DURDU :)'' yazdı ve gönderdi.
-''KALP HIZLANDI
:)'' yazan bir mesaj aldığında ise ağzı kulaklarına varmıştı. Şimdi ne
demeliydi ? Aslında ilk defa kendisi gibi davranıyordu. Rüzgar onu
değiştiriyordu. Tabi bir sonraki gelen mesaj onu bu rüyadan uyandırdı.
Rüzgar'da diğerleri gibiydi işte....



Yorumlar
Yorum Gönder