KALBİMDEKİ ÇIĞLIK (BÖLÜM 2)



Beyza odasına kendini zor atmıştı. Annesine bu durumu açıklamak artık saçmaydı. Olan olmuştu; derin bir nefes aldı ve kendini yatağına attı. Kitabına döndü. Hem kafası dağılırdı ama ondan önce liseden arkadaşına bir mesaj attı.



-''Naber tatlım:) Nasılsın yaz geldi beni unuttun mesajı görüp cevap vermezsen ömür boyu devamını sen anladın....'' yazdı ve gönderdi. Beyza evin tek çocuğuydu. Bu arkadaşı Merve ile adeta kardeşlerdi. Tüm sırlarını paylaşırlar, birbirlerine yatıya giderlerdi. Hatta birlikte geliştirdikleri bir dil bile vardı. Lisede bunu çok kullanırlardı. Kimsenin anlamadığı bir dil, sınavlarda çok işlerine yarıyordu. Ne kadar çabuk geçmişti günler... Sanki dün liseye başlamıştı, sıraya geçtiği o ilk gün gözlerinin önünde canlandı. Zaman nasıl bir şeydi böyle... Sen büyüdükçe çevrendekiler yok oluyordu birer birer...
   Beyza annesinin sesiyle uyandı. Uyuya kalmıştı. Hava da kararmıştı. Yatağından kalktı ve odasının ışığını yaktı. Aslında canı yemek yemek istemiyordu. Biraz zorlada olsa mutfağa yöneldi masaya oturdu. Annesi tam karşısında oturmuş ona bir şeyler anlatıyordu. Beyza farklı bir dünyadaydı oysaki... Annesinin gözlerine bakmaya çekiniyordu.
-''Anne biz ne zaman taşınacağız yani diyorumki biraz daha bu evde kalsak olmaz mı?''


-''Tamam zaten benim de aklımda bu vardı. Diğer evi sıfırdan döşeyelim diyecektim sonra da yavaş yavaş taşınırız. Sen şimdi onu boşver Merve nereyi kazandı onu söyle bana.''
-'' Merve İzmir'de. Hemşirelik yazdı. Zaten başka da tercih yapmadı. Her haftasonu gidip gelecekmiş buraya.''
Beyza'nın annesi telefonun çalması  ile masadan kalktı salona yöneldi. Ekrana baktı ve arayan kişiyi görünce kapıyı kapadı. Ekrana bastı, Beyza'nın  duymayacağı bir ses tonu ile:
- ''Sen ne hakla hâlâ bizi arıyorsun. Defol hayatımızdan Ekrem. Arama çık hayatımızdan.''
Ekrem Beyza'nın babasıydı. Beyza onu yurt dışında sanıyordu ama İstanbul'da yaşıyordu. Beyza doğduktan kısa bir süre sonra  onları terk etmiş ve ara ara telefon görüşmeleri yaparak Beyza'yı yurt dışında olduğuna ikna etmişti. Bu fikir Beyza'nın annesinden çıkmıştı. Yıllar önce yaptığı hatanın bedelini kızının ödemesini istemiyordu. Kalbe söz geçmiyordu; bazen akıl söz dinletemiyordu o kan pompalayan organa... Yıllar önce porno yıldızı bir adama aşık olmuş ve kendini bu karanlığa hapsetmişti... Şimdi kızını saklamalıydı bu adamdan... Çıkışı olmayan bu derin kuyunun içerisine çekemezdi onu...

Ekrem biraz nefesini verdi telefona. Beyza'nın annesinde oluşturduğu etkiyi biliyordu. Hâlâ ona deliler gibi aşık olduğunu, şu an ona gel dese geleceğinden adı gibi emindi. O bu cehennemi seviyordu. Bir kere yapmıştı değil mi ? Şimdi engel neydi ? Yine bu zevkli hayata geri gelebilirdi. Kızı kimbilir nasıldı şimdi ? Bu aklına gelince pis bir şekilde gülümsedi. Acaba kendi kızı mıydı ? Hesaplarına göre on sekiz yaşına yeni girmişti. Şimdi vücudu nasıldı ki; Aysun'u ikna etse var ya ne para kazanırdı....
  Bu iğrenç fikir yatmıştı kafasına. İnsanlar böyleydi işte. ''Babana bile güvenmeyeceksin.'' atasözünün tam yeri ve zamanıydı.


Ekrem derin bir nefes aldı ve:
-''Aysun seni özledim ve istiyorum. Evet seni istiyorum. O işleri bıraktım diyemem sana... Ama anlayışlı ol işim bu hem ben kızımı görmek istiyorum. Kaç sene oldu ? Bu benim en doğal hakkım...''
Beyza'nın annesi Aysun bu tuzağa düşmemek için elini ağzına kapadı. Evet bu adamı hâlâ seviyordu ama nefreti daha ağır basıyordu. Zamanla bitirmişti, gömmüştü anılarını. Şimdi derin bir nefes aldı.
-''Ekrem kapatmam gerekiyor. İyi geceler...'' dedi ve karşı tarafın sana da iyi geceler minik kuş dediğini duymadı. O güçlü bir kadındı. Kızı için yeni bir sayfa açmıştı ve o sayfayı Ekrem gibi bir adamla kirletmek istemiyordu. Aynaya baktı, Beyza'nın yanına doğru gitmek için salonun kapısını açtı....
Beyza mutfakta değildi. Belli ki odasına geçmişti.


Beyza elleri titreyerek bilgisayarın tarayıcı kısmına yazdı;  ''taciz edildim'' . Karşısına birçok sayfa çıktı. Gece uzundu yalnız olmadığını hissetmek biraz olsun rahatlamasını sağlayabilirdi. İlk bölümü açtı ve okumaya başladı....
Yaklaşık bir saat geçmişti ve Beyza öyle şeyler okumuştu ki şu anki haline şükretti. Bazıları tecavüze uğramışlardı. Tek bir gerçek vardı o da hepsinin ses çıkaramamış olmasıydı. Yazıların sonuna psikolojik destek almanın yararlı olacağı yazılmıştı. Tabi Beyza bunu asla yapamazdı hem yapsa bile annesi öğrenmiş olurdu. Çünkü hastane girişleri görülebilirdi hatta daha da kötü olarak psikolog bizzat kendisi annesine durumu iletebilirdi. Beyza bu fikirden vazgeçti. Biraz kafasını dağıtmak amacıyla kayıt olduğu sosyal medyaya giriş yaptı. Sayfada yazılanları okuyarak biraz vakit geçirdi.
Anasayfada bir kız ''Bugün benim doğum günüm.'' yazmıştı. Beyza tanımamasına rağmen ''İyiki doğdun, nice senelere...'' yazdı ve paylaştı. İnsanların birbirini tanımaması ama mutlu edebilmesi kadar güzel bir olay yoktu. Gözleri kapanıyordu yavaş yavaş... Tam kapatıyorduki, Rüzgar adlı kullanıcıdan bir mesaj geldi:


-''Beyza ''


Mesajda sadece bu vardı. Ne diyeceğini bilemedi. Aslında burası sanal alemdi... En fazla ne olabilirdi ki ? ...

İşte bu karar Beyza'nın en büyük yanılgısı olacaktı... Yıkılışlar, kayboluşlar ve saklanışlar artık onun için başlamıştı... Başlangıcı ve sonu belli olmayan bu hayat oyunu Beyza için topacını artık döndürüyordu....

DEVAMI HAFTAYA... ☺

Yorumlar

Popüler Yayınlar